Borçlanma Araçları Fonları

Devletin, özel bir şirketin ya da bir bankanın sizden borç istediğini, daha sonra bu borcu da belirli bir vade sonunda belirli bir faizle geri ödediğini düşünün. Genel tanımla borçlanma araçları böyledir. Ama karşımıza da birçok tanım çıkar. Bu tanımları elimden geldiğince sizi sıkmadan anlatmaya çalışacağım şimdi.

İlk Tanımımız “Eurobond”

Eurobond, günümüzde online olarak da işlem yapılabilen, tüm dünyada nerdeyse yaklaşık 100 trilyon dolar büyüklüğe ulaşmış, uluslararası piyasalarda yabancı para cinsinden işlem gören uzun vadeli yatırım aracıdır.

Siz bir A bankasının müdürü veya bireysel müşteri temsilcisi olun, karşınıza Ahmet ve Fatih adında iki müşteri geldi ve sizden kredi almak istiyor. Sizin de bir kişiye kredi verme hakkınız var. Doğal olarak kredi puanına yani geçmiş dönemdeki borç ödeme/ödeyememe durumu, haciz, ipotek vs. bu durumları özetleyen bir puana bakarsınız. Hangisi iyiyse ona verirsiniz. İşte eurobondu da bu örnek üzerinden anlatabiliriz. Siz bir kapital sahibisiniz ve çeşitli ülkelere döviz cinsinden bir para veriyorsunuz, o ülkeye diyorsunuz ki bak ben sana bu parayı veriyorum, X vade sonunda bana şu kadar ödeme yapacaksın ona göre! Burada da devreye CDS dediğimiz Credit Default Swap tanımı, Türkçe karşılığı da basit bir ifade ile “kredinin ödenmeme riski” dir. Şimdi iki durumu da birleştirelim; CDS i Ahmet in veya Fatih in kredi puanı gibi düşünün, ama ters düşünün ve kişi bazında değil, ülke bazında bir değer olarak düşünün. Genelde kredi puanları 1800 üzerinden derecelendirilir. CDS te de tam tersi, ne kadar düşükse o ülkenin ihraç ettiği eurobond o derece güvenlidir, yani kredi ödememe riski de düşüktür. Eurobondlarda dikkate alacağımız ilk terim CDS tir. Bu terimi çeşitli platformlardan takip edebilirsiniz, genelde 2 yıllık, 5 yıllık ve 10 yıllık CDS puanları olarak birçok grafiği vardır.

Eurobond | Mahrecler.com

Eurobond iki ayaklı yani iki değişkeni olan bir yatırım enstrümanıdır. Birincisini anlattık ne dedik CDS dedik. İkinci ayağı da döviz cinsidir. Yani dövizin hareketlerinden de etkilenir. Bu iki ayağı birleştirdiğimiz zaman eurobondun değer hareketlerini rahatlıkla okuyabilir ve yorumlayabiliriz.

Eurobondun fiyatlarını etkileyen iki unsurun yanında elbette ülkeler tarafından belirlenen faiz oranı da eurobond getirisinin bel kemiği noktasındadır. Şu an dünyada en güvenilir ülke olarak varsayılan Amerika’nın ihraç ettiği eurobondların faiz oranları yıllık %1 civarındayken, gelişmekte olan ülkelerin çıkardıkları eurobondların faiz oranları da genellikle %10 ve üzerinde seyretmektedir. Şimdi diyeceksiniz ki e ben o zaman Amerikan eurobondu alacağıma gelişmekte olan ülkelerin eurobondunu alırım. Peki biraz önce anlattığımız CDS ne olacak? Gelişmekte olan ülkelerin CDS’leri Amerika’nınki kadar stabil değildir.

Dikkate alınması gereken diğer nokta da vadedir. Eurobondda vade ne kadar uzunsa fiyat değişim hızı da o kadar yüksektir. Yani 10 yıl vadesi olan bir eurobond 5 yıl vadesi olan bir eurobonda göre daha oynaktır. Getirisi daha kısa sürede daha iyi olmasının yanında piyasa şartlarına göre götürüsü de o denli riskli olabilir.

Bu arada hep ülke dedik tabi ama eurobondları sadece ülkeler değil özel şirketler de çıkartabilmektedir. Dünyanın en büyük şirketlerinden Apple, Google, Eximbank gibi şirketlerin eurobondları da mevcuttur.

Eurobondlar, temel olarak devlet tahvili ve hazine bonosu ile benzer özellikler taşısa da, dış finansman kaynağı olduğu için DİBS (devlet iç borçlanma senetleri) kapsamında değildir. Bu iç borçlanma senetleri zaten genelde özel sektör tahvili ya da devlet tahvili gibi tanımlar ile karşımıza çıkmaktadır.

İkinci anlatacağımız borçlanma aracı tipi tahvil. Tahvil de borçlanma mantığı açısından değerlendirildiğinde eurobond ile aynı mantıkla ihraç edilir ve işlem görür. Aralarında iki önemli fark vardır. Birincisi eurobond dış piyasadan temin ediliriken veya dış piyasaya ihraç edilirken, tahvil iç piyasada işlem görür. İkincisi de eurobond farklı ülke para biriminden işlem görürken tahvil, ihraç edilen ülkenin para birimi üzerinden değerlenmektedir. Tahviller devlet tarafından ihraç edilirse buna “devlet tahvili”, özel şirketler tarafından ihraç edilirse de buna “özel sektör tahvili” denir. Bu noktada özel şirketlerin tahvil ihraç etmesindeki amaç da, satın alan kurum ya da yatırımcılardan nakit elde ederek şirket için finans akışı sağlamaktır.

Kazandıran Tahvil Yatırımı ve Bono Yatırımında Kazandıran Tavsiyeler

Tahvil ile eurobond arasındaki farktan yola çıktık ve tanımı biraz daha kısaltmış olduk. Şimdi de tahvil ile bono kavramları arasındaki farka vurgu yapıp bononun ne olduğuna da bir göz atalım.

Eğer borçlanma aracının vadesi, yani geri ödeme süresi 1 yıldan fazla ise buna tahvil, 1 yıldan az ise buna “bono” denir. Devletin ihraç ettiği bonoya “hazine bonosu”, özel şirketin veya bankaların ihraç ettiği bonoya “finansman bonosu”, çok karşımıza çıkmasa da yatırım ve kalkınma bankaları tarafından ihraç edilen bonolara da “banka bonosu” denmektedir.

Hadi bir tablo ile gözümüzün önüne getirelim;

Borçlanma Araçlarına Fonlar ile Yatırım Yapın

Şimdi tüm bu tanımlardan sonra insanın aklına şu geliyor; Ben niye paramı 1 yıl 3 yıl 5 yıl hatta 20 yıl gibi bir borçlanma aracına bağlayayım ki? Yatırım fonlarının farkı da burada kendini ortaya koyuyor. Bu vadeyi beklemeye mecbur de-ğil-si-niz!

Borçlanma araçları fonunu dilediğiniz zaman alır dilediğiniz zaman satar ve kârını vade beklemeden alabilirsiniz. Ayrıca borçlanma aracının kendini aldığınız zaman elde ettiğiniz kâr üzerinden devlete bir vergi ödemek zorunda da kalırsınız. Bunu da beyan ile yapmalısınız. Yani size ekstra bir iş çıkıyor. Merak etmeyin, borçlanma aracı fonu aldığınız zaman böyle bir şeye gerek yoktur, çünkü zaten bunu fon yönetimi sizin için yapıyor.

Önemli olan içerik bakımından inceleyerek size uygun olan borçlanma aracı fonunu almaktır. Risk bakımından da portföyünüzü dengede tutacak bir yatırım fonudur aynı zamanda.

İşte hepsi bu.

One thought to “Borçlanma Araçları Fonları”

  1. Selamlar, bilgilendirici yazınız için çok teşekkürler. Eğitici bir yazı olmuş gerçekten de. Umarım devam edersiniz bu tarz içeriklere.

    Aklıma takılan 2 şeyi sormak istiyorum.

    1- Eurobond alınırken ihraç eden kurum yurtdışında mı olmalıdır? Çünkü birçok kaynakta tanımlanırken “yurtdışından kaynak sağlamak adına” diye geçiyor. Türkiye’de devletin ya da özel kurumun ihraç ettiği bir eurobond’u Türkiye’den bir vatandaş alamıyor mu? Eğer alabiliyorsa neden “yurtdışından finansman kaynağı bulmak adına” diye geçiyor çünkü ben TC’nin ihraç ettiği eurobondu aldığımda finansman yine yurtiçinden sağlanıyor ancak tek farkı döviz cinsinden olması olmuyor mu?

    2- İlk sorunun cevabı “Yurtiçindeki bir kişi de yurtiçinde ihraç edilen eurobond’u alabilir” şeklindeyse 2. olarak şunu sormak istiyorum: CDS primi ülkemizde uzun süredir yükselişte ve seçimlere kadar da kolay kolay düşeceği sanılmıyor. CDS primlerinin yükselmesinin de eurobond fiyatlarına negatif yansıdığını biliyoruz. Böyle bir durumda elindeki TL parası ile dövize dayalı yatırım yapmak isteyen türk vatandaşı bir yatırımcı döviz almak ya da döviz mevduatına parasını yatırmak yerine Eurobond ya da eurobond fonu alması mantıklı mıdır? Çünkü sizin de anlattığınızdan biliyoruz ki CDS eurobondları etkiliyor. Ülkemizin risk priminin yakın zamanda düşeceğini de öngörmüyorsak hatta yükseleceğini düşünüyorsak gelecekte eurobond fiyatlarının düşme ihtimali var. Bu durumda neden eurobond yatırımının avantajı nedir?

    Bunları fikir belirtmek adına söylemiyorum, yanlış anlamayın. Finansal okuryazarlığımı geliştirmek adına okumalar yapıyorum aklımı kurcaladığı için ve sizden öğrenmek adına soruyorum.

    Yazınız için tekrar teşekkürler. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.